Bültenler
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geride bıraktığımız haftada Brexit sonrası artan belirsizlikler ve global büyüme endişeleri nedeniyle artan riskler petrol, metaller ve Avrupa hisselerinde satış baskısına neden olurken; ABD ve Çin piyasalarındaki dalgalı seyre rağmen hisse senetleri tarafında alımlar hakim oldu. Cuma günü açıklanan ABD istihdam verilerinden sonra ise piyasalar genelinde alımlar izlendi.
Haftanın ilk gününde piyasalarda yaşanan bahar havası uzun sürmedi. ABD piyasalarının kapalı olduğu günde Brexit kararını kısa süreliğine unutan piyasalar, global merkez bankalarının gevşek para politikalarıyla piyasayı destekleyeceği beklentisi ile yükseldi. LME bakır $4960 ile iki ayın zirvesini test etti. Nikeldeki üretim kesintilerinin ileri tarihlere ertelenmesi ihtimali ile 9 ayın zirvesinden gerileyen nikelin baskısı ve Çin piyasalarındaki yükselişin “Çin Balonu” olarak adlandırılması ile piyasalar genelinde gerileme başladı.
İngiltere Merkez Bankası başkanı Marc Carney’in, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışının global ekonomik büyümedeki yavaşlamayı arttıracağı yönündeki açıklamaları global büyüme endişelerini arttırdı. Artan stoklar, arz fazlası endişeleri, dolardaki güçlenme, petroldeki gerileme ve büyük üreticiler tarafından girilen hedging işlemlerinin de baskısıyla bakırdaki gerileme hafta boyunca devam etti.
Çarşamba akşamı açıklanan FOMC tutanakları beklentileri değiştirmek adına bir şey sunmadı. Brexit referandumu öncesi gerçekleşen toplantının tutanakları, Fed’in Brexit’in etkisini görmek isteyeceğine işaret ederken, Cuma günü açıklanan ABD istihdam verilerinin beklenenden güçlü gelmesi ABD’de resesyon endişelerinin hafiflemesini sağladı. ABD’de tarımdışı istihdam Haziran ayında 287.000 ile 8 ayın en büyük artışını kaydetti (beklenti 180.000). ABD endeksleri Avrupa endekslerinden ayrışarak haftayı pozitif kapattı.
Cuma günü açıklanan istihdam verisinin ABD ekonomik görünümünü berraklaştırmasının yanı sıra Japonya ve Çin’den daha fazla genişleyici politika geleceği ile piyasalar yeni haftaya pozitif başladı. Hafta sonu Çin’de %1,9 açıklanan enflasyon rakamı, ülkenin para politikasında gevşemeye gideceği beklentilerini güçlendirdi. Artan risk iştahı ve nikeldeki yükseliş öncülüğünde metallerde yükseliş izlenirken, hisse senedi endeksleri de ABD ekonomisine duyulan güvenle yükseldi. S&P 500 endeksi dün tüm zamanların en yüksek seviyesine yükselirken, Nasdaq ve Dow ise 2016 yılı zirvesine yükseldi.
Haziran ayını %4,22 primle kapatan LME bakır geçtiğimiz hafta %4,4 gerileyerek kazançlarını geri vermişti. Dolarda yaşanan yataylaşma, Çin tarafından ekonomiye yeni destekler geleceği beklentileri ve nikele gelen alımların etkisiyle LME bakır yeni haftanın ilk işlem gününü %1,1 primle kapatarak kayıplarını telafi etmeye başladı. Bugün ise %1,86 primle $4833 seviyesinde. Filipinler’deki nikel arzına dair endişelerle LME nikel dün günü %1,5 primle kapatırken bugün %3,64 artıda işlem görmeye devam ediyor.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
İngiltere Avrupa Birliğinden ayrılmaya %51,9 oy çokluğu ile karar verdi. Karar sonrası piyasalarda sert hareketler görüldü. İngiltere Başbakanı Cameron beklendiği gibi görevi bırakacağını duyuruken, İngiltere Merkez Bankası Başkanı Carney ise gerektiğinde bankanın ek önlemler alabileceğini belirtti.
Geride bıraktığımız hafta global piyasaların gündeminde sadece Brexit oylaması vardı. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalmasına yönelik bir sonuç çıkacağı beklentisi ile Cuma gününe kadar riskli varlıklarda yükselişler izledik. Ancak Cuma sabahı açıklanan referandumdan sürpriz bir şekilde AB’den çıkmaya yönelik oyların kazanması ile piyasalar tersine döndü.
Brexit oylamasından hayır sonucu çıkacağı beklentisi ile LME bakır geçtiğimiz hafta içerisinde $4550’den $4795’e kadar yükselmişti (7 haftanın zirvesi). Ancak referandum sonrası yaşanan panikle Cuma sabahı %4 düşüş yaşayarak $4588’e kadar geriledi. Bakır, bu seviyeden gelen alımlarla haftayı $4698’den kapatmayı başardı. Diğer riskli varlıklara oranla bakırda daha sınırlı düşüş izledik. Bakırdaki kayıpların büyük bir kısmının telafi edilmesinde ise piyasların Fed tarafından bu yıl faiz arttırma olasılığını sıfır olarak görmesi etkili oldu. 2017 yılı sonu itibariyle bile Fed’den bir faiz artışı gelme ihtimali %50’den daha düşük görüldü.
Cuma günü para birimleri için de oldukça haraeketli geçti. İngiliz sterlini %8 ile tarihindeki en büyük düşüşü yaşarak dolar karşında yaklaşık son 30 yılın en düşük seviyesine gerilerken, yatrımcılar yen gibi güvenli varlıklara yöneldi. Japon yeni günü %3’ün üzerinde primle kapattı. Dolar endeksi ise diğer para birimleri sepeti karşısında %2,3 yükselerek günün kazananlarından oldu.
Güvenli liman talebindeki artışla ABD ve Almanya tahvil getirileri* sert düşerken, altın hızla yükseldi. Petrol ise global ekonomiye dair endişelerin baskısıyla %5 geriledi.
*Tahvil değer kazandıkça getirisi düşer.
Riskli varlıklardan kaçışın etkisiyle hisse senetlerinde finansal krizden bu yana görülen en büyük düşüşler yaşandı. ABD endeksleri günü %4’e yakın kayıplarla kapatırken, Alman Dax %6,8, İspanyol ve İtalya endeksleri %12, Japon Nikkei ise yaklaşık %8 geriledi. Cuma günü yaşanan düşüş ile global hisse senedi piyaslarında 2 trilyon usd üzerinde kayıp yaşandı.
Piyasalar yeni haftaya da riskten kaçış eğilimi ile başladı. 3 büyük ABD endeksi dün günü %1,5-%2,4 kayıplarla kapattı; Wall Street son 10 ayın en büyük 2 günlük düşüşünü gerçekleştirirmiş oldu. Avrupa ve Asya borsalarında da dün satışlar izledik. Ancak düşük seviyelerden gelen alımlarla piyasalarda bugün bir miktar toparlanma mevcut. Piyasalardan ayrışan ise güçlü kazançları ile LME metalleri oldu. Brexit’in dalgalandırdığı sudan bakır yukarı çıkmayı başardı. Dün günü yatay kapatan LME bakır, dolar endeksindeki gerilemeden bulduğu destekle bugün %2,4 primle $4820 seviyesinde ve 200 günlük hareketli ortalaması olan $4786 seviyesinin üzerinde işlem görmeye devam ediyor.
Referandum sonrası bir sürü belirsizlik oluşurken, piyasların kesin gözü ile baktığı tek nokta Fed’in faiz arttırımına gitmeyeceği. Bu durum dolarda gerilemeye neden olarak emtiaları değerlendirdi. Fakat global ekonomiye dair endişeler devam ediyor. Zayıf dolara sahip olmak zayıf global ekonomiye sahip olmak anlamına gelebileceği için tedirgin edici bir faktör.
1973 yılından bu yana birliğin bir parçası olan İngiltere’nin ayrılığının nasıl gerçekleşeceği, ticaret anlaşmalarının, serbest dolaşım ve çalışma izni konularının nasıl şekilleneceği, İngiltere’de Cameron’un istifa edeceğini duyurması sonrasında kimin başa geleceği ve müzakerelerin nasıl şekilleneceği, AB içerisindeki diğer ülkelerin ve İskoçya’nın benzer bir referanduma gidip gitmeyecekleri gibi bir çok soru yatırımcıları meşgul ederken, cevaplarının kısa sürede verilemeyecek olması da piyasalarda baskının bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geride bıraktığımız hafta global piyasaların gündeminde FED, BOJ, BOE toplantıları ve yaklaşan Brexit oylaması vardı. Haftanın son işlem gününe kadar riskli varlıklarda satış baskısı güvenli varlıklarda ise talep artışı izlendi.
Önemli merkez bankaları hafta içerisinde gerçekleştirdiği toplantılarda Brexit riskine dikkat çekti. Merkez bankaları beklentiler doğrultusunda faiz politikalarında değişikliğe gitmedi. FED gelecek aylar için faiz beklenti seviyelerini düşürürken, Temmuz ayında faiz artırma ihtimalini masada bıraktı. Ancak piyasa Temmuz ayı için faiz artırımı fiyatlamıyor. Piyasalarda fiyatlanan faiz artışı olasılığına baktığımızda sene sonuna kadar 1 faiz artışı daha yapılma olasılığının %40 seviyelerinde olduğunu görüyoruz, Temmuz ayı için ise bu olasılık %6.
FED’in güvercin yaklaşımı sonrasında dolarda sınırlı düşüş yaşandı. Ancak Brexit oylamasında kalmaya yönelik sonuç çıkması, ABD tarımdışı istihdam verisinin iyi gelmesi ve Mayıs ayı verisinde güçlü bir revizyon olması halinde Temmuz ayında faiz artırımı yeniden gündeme gelebilir. Bu durumda doların yeniden güçlenmesini bekleyebiliriz.
BOJ ise Brexit öncesi ek bir genişleyici adım atmadı, Yen’deki güçlenme ciddi boyutlara ulaştı. BOE de, Brexit durumunda sterlinde çok sert değer kaybı olabileceğini belirti.
Brexit endişeleri global risk iştahının belirleyicisi oldu. Anketlerin Brexit’e işaret etmesiyle yen ve altın Eylül 2014’ten bu yana en güçlü seviyelerini test ederken hisse senedi endeksleri satış baskısında kaldı. Alman Dax endeksi son 2,5 ayın, ABD S&P 500 endeksi ise son 1 ayın en düşük seviyesini gördü. LME bakır $4500 seviyesinin altına geriledi. FED’den azalan fazi artırımı beklentileri piyasalar üzerinde çok kısa süreli iyimserlik yaratırken; Perşembe günü AB’de kalma yanlısı İngiliz milletvekilinin öldürülmesinin Brexit yanlılarını azaltacağı beklentileriyle risk iştahı toparlandı. Yaşanan trajik olay İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkması ihtimalini azaltan bir fırsat olarak görüldü ve kullanıldı. Cuma günü riskli varlıklarda bahar havası izlendi.
Hafta başındaki kayıplarını telafi eden LME bakırın haftalık bazda kazancı %0,75 oldu. S&P 500 endeksi haftayı %1,18, Şanghay bileşik endeksi %1,4, dolar endeksi %0,38 , petrol %2,2 kayıpla kapatırken altın %1,9 primlendi.
Piyasalar yeni haftaya İngiltere’de hafta sonu açıklanan 3 anketin, Avrupa Birliği’nde kalma yanlısı kampanyanın ivme kazandığını göstermesinin desteğiyle başladı. Sterlin toparlanırken, yatırımcılar riskli varlıklara ilgi göstermeye devam etti. Altın, ülke tahvilleri, yen gibi güvenli varlıklar ise geriledi. Artan risk iştahı ile dün günü %1,9 primle kapatan LME bakır, bugün $50’lık bantta $4600 seviyesi etrafında işlem görmeye devam ediyor.
Piyasalarda Perşembe günü gerçekleşecek İngiltere referandumunun yanı sıra bugünün ilerleyen saatlerinde FED başkanı Yellen’ın ABD kongresinde yapmaya başlayacağı ve 2 gün sürecek olan konuşmada vereceği mesajlar takip edilecek. Makro veri tarafında ise Perşembe günü Euro Bölgesi ve ABD’de açıklanacak imalat sanayi öncü PMI endeksleri izlenecek.
***FED (ABD Merkez Bankası), BOJ (Japonya Merkez Bankası, BOE (İngiltere Merkez Bankası)
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geride bıraktığımız hafta Brexit oylaması ve FED toplantısının belirsizliği, petroldeki düşüş ve global büyüme endişelerinin yeniden ön plana gelmesiyle riskli varlıklardan kaçış izledik.
Haftaya zayıf ABD istihdam verisinin baskısıyla başlayan piyasalarda haftanın ilk işlem gününde Fed başkanı Yellen’ın konuşması izlendi. Yellen, ileri dönemlerde faizlerin arttırılacağını söyledi fakat zamanlama konusunda sinyal vermedi. Yellen’ın gelecek aylar vurgusunu yapmaması, yaklaşan Brexit refrandumu ve zayıf istihdam verisi nedeniyle faiz artırımı beklentileri ötelendi. Ötelenen beklentilere rağmen istihdam verisi sonrası 1 ayın en düşük seviyeye gerileyen dolar toparlanarak haftayı %0,58 primle kapattı.
ECB’nin özel sektör tahvil alımına başlaması euroya değer kaybettirirken; Brexit endişeleriyle gerileyen sterlinin de etkisiyle, dolar diğer para birimleri sepeti karşısında yükseldi. 3 büyük ABD endeksi ise hafta içerisinde gördükleri zirve noktalarından gerileyerek haftayı %1’e yakın kayıplarla kapattı.
Petrol 8 ayın zirvesine yükseldi. ABD stoklarının azalmaya devam etmesi, Nijerya kaynaklı arz kesintisi, Suudi Arabistan ve Kuveyt’in Asya’ya fiyat yükseltmesi petrol fiyatlarına destek verdi. Ancak risk iştahındaki azalış ile petrol kazançlarının bir kısmını geri vererek haftayı %0,9 primle kapattı.
LME bakır, zayıf istihdam verisi sonrası gerileyen dolardan bulduğu destekle geride bıraktığımız haftanın ilk işlem gününde $4748 ile son 1 ayın zirvesini test etti. Ancak LME stoklarındaki hızlı yükselişin (özellikle G. Kore ve Singapur tarafında) Çin talebine dair endişeleri arttırması ve piyasalardaki riskli varlıklardan kaçış rüzgarının da etkisiyle hafta içerisinde $4483,5 seviyesine kadar geriledi. Haftayı $4516 seviyesinden %3,6 kayıpla kapattı. LME stoklarındaki hızlı artış, piyasanın 6 ay sonra backwardationdan contangoya dönmesine neden oldu.
Çin’de açıklanan ticaret ve enflasyon verileri yeni hafta başlangıcında bakır üzerinde fazla etkili olmadı. Ancak Perşembe ve Cuma günü kapalı olan Şanghay bileşik endeksi yeni haftaya dün %3,2 gerileyerek başladı. Piyasalar yeni haftaya da yüksek seyreden küresel ekonomik belirsizliklerin baskısıyla başladı. Yarın sonlanacak olan FED toplantısı, ABD’de açıklanacak enflasyon verisi ve Perşembe günü gerçekleşecek BOJ toplantısı haftanın ana gündemini oluşturuyor. Ayrıcıa İngiltere ve İşviçre Merkez Bankaları da bu hafta toplantı gerçekleştirecek. 23 Haziran’da gerçekleşecek İngiltere’nin AB’den ayrılması ile sonlanabilecek referandum öncesinde sterlin ve euroda gerileme devam ediyor.
Dolardaki gerilemenin ve LME stoklarından bir miktar çıkış olmasının etkisiyle dün günü %0,86 primle kapatan LME bakır azalan risk iştahı, gerileyen petrol fiyatları ve FED toplantısı öncesi artan endişelerle bugün $4518-4570 dar bandında işlem görmeye devam ediyor.
Haziran ayı için artık FED’den faiz arttırımı beklenmiyor. Ancak Brexit oylamasının AB’de kal yönünde çıkması ve Haziran ayı ABD tarımdışı istihdam rakamının güçlü gelmesi, Mayıs ayında ise iyi bir revizyon olması halinde FED’in Temmuz ayı için faiz artırım ihtimali canlanacaktır. Arz/talep dinamikleri dengeye gelemeyen petrol $50 seviyesi üzerinde tutunamadı. Bugün $48,2 seviyesinde işlem görüyor.
*Dolar endeksinin hesaplanmasında Japon Yeni (%13,6), Euro (%57), Kanada Doları(%9,1), İngiliz Poundu(11,9), İsveç Kronu(%4,2) ve İsviçre Frangı(%3,6) olmak üzere 6 adet majör para birimi kullanılmaktadır.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geçtiğimiz hafta piyasaların gündeminde ECB ve OPEC toplantıları, Çin, ABD ve Avrupa’da açıklanan imalat verileri ve ABD istihdam verileri vardı. Toplantılar önemli bir etki yaratmazken, piyasaları etkileyen en önemli gelişme Cuma günü ABD’den gelen zayıf tarım dışı istihdam rakamı ve bunun FED faiz artışı beklentilerine yansıması oldu.
Geride bıraktığımız haftanın ilk işlem gününde kapalı olan LME bakır, haftaya küçük eksilerle başlasa da Çarşamba sabahı Çin’den gelen imalat PMI verileri sonrası kayıplarını artırdı. Caixin imalat endeksi önceki verinin altında kalarak Çin fabrika faaliyetlerinin Mayıs’ta üst üste 15. ayda da daraldığını gösteririken, resmi imalat PMI verisi ise daha iyimser bir tablo çizerek 50,1 ile genişleme bölgesinin hemen üzerinde açıklandı. Petroldeki gerileme ve güçlü dolar da bakırı baskıladı. Mayıs ayını %7 kayıpla kapatan bakır, geçtiğimiz haftayı yatay kapattı. Ancak Cuma günü beklentilerin oldukça altında açıklanan zayıf tarım dışı istihdam verisi sonrası dolardaki gerilemeden destek bulanrak yaklaşık %2 yükseldi, haftayı $4683 seviyesinden kapattı.
Petrol fiyatları, Ortadoğunun önde gelen üreticilerinin üretim oranını yüksek tutacakları beklentileriyle hafta başında gerilese, OPEC toplantısından üretim hedefi konusunda anlaşma çıkmaması ile bir miktar toparlanıp haftayı %1,4 ekside kapattı.
Perşembe günü piyasalarda ECB toplantısı takip edildi. Draghi’nin konuşmasında Brexit referandumu ve global triskler yer alırken, faiz oranlarının mevcut ya da daha düşük seviyelerde olmasının sürdürüleceğini açıkladı. 2016 yılı büyüme tahminini %1,4’ten %1,6’ya yükseltti.
Haftanın en önemli gelişmesi Cuma günü açıklanan ABD tarımdışı istihdam verisi oldu. FED’in son zamanlarda Haziran ayında bi artış olabileceği sinyalleri vermesi veriyi daha da önemli kıldı. 164.000 kişi artış olarak açıklanması beklenen veri, 38.000 artış göstererek Eylül 2010'dan bu yana en düşük artışı kaydetti. İşsizlik oranı ise %4,7 açıklandı (beklenti %4,9). Olumsuz veri, FED’in faiz artırımı planlarını öteleyeceği yönünde algı yarattı. Veri, ABD ana endekslerini satış getirdi, endeksler haftayı küçük kayıplarla kapattı. Dolar endeksi ise haftayı %1,56 kayıpla kapattı.
Piyasalar yeni haftaya Cuma günkü verileri fiyatlayarak başladı. Zayıf dolardan bulduğu destekle dün gün içerisinde $4748’e kadar yükselen bakır (12 Mayıs’tan bu yana en yüksek) günü $4676 ile günün en düşük seviyesinden kapattı. Zayıf talep ve LME stoklarında izlenen hızlı yükseliş nedeniyle LME bakır bugün %2 ekside $4580 seviyesinde işlem görmeye devam ediyor.
Piyasalarda dün akşam FED başkanı Yellen’ın konuşması izlendi. Yellen ileri dönemlerde faizlerin artırılacağını söyledi fakat zamanlama konusunda ise bir sinyal vermedi. Yellen, geçtiğimiz ayın istihdam raporunun "hayal kırıcı" olduğunu fakat yalnızca istihdam verilerine çok fazla odaklanmamak gerektiğini belirtti. Genel olarak bakıldığında Haziran ayında FED’in faiz arttırma ihtimali masadan kalkmış gibi duruyor. Temmuz ayı için ise, bir sonraki verinin oldukça güçlü gelmesi ve Mayıs ayı verisinin de iyi bir seviyeye revize edilmesi şart.
Bakır fiyatlarının seyri açısından Çin’de yarın sabah açıklanacanak ticaret verileri ve Perşembe günü açıklanacak enflasyon verisi önem arz ediyor.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geride bıraktığımız hafta Çin tarafında önemli veri olmaması nedeniyle, küresel risk algısı daha çok ABD verileri ve doların seyri ile belirlendi. ABD’de arka arkaya açıklanan güçlü verilere rağmen dolarda görülen ılımlı seyir, piyasalara destek verdi.
Veriler, ABD ekonomisinin önümüzdeki aylarda faiz artırması için yeterince güçlü olduğunu destekledi. Diğer taraftan Cuma günü Harvard’da konuşan FED başkanı Yellen, “koşullar oluşursa, önümüzdeki aylarda faiz artırımı uygundur” açıklamasında bulundu. FED'in faiz arttırımı söyleminde şahin tarafa kaydığı noktalarda doların yükselmesi ile beraber riskli varlıkların özellikle de hisse senetlerinin zayıfladığını ve endekslerde düşüşler yaşandığını görüyorduk. Ancak son dönemde faiz artış olasılığının artmasına (Fed Funds Future'da Haziran ayı için ihtimal %4'lerden %30'lara çıkmış durumda) rağmen hisse senetlerinde olumlu performans izledik. Bu durum bir miktar doların yatay kalmasından kaynaklandı. Dolar endeksi artan faiz artımı beklentilerine rağmen haftayı %0,2 primle kapattı. ABD endekslerinde ise petroldeki yükselişin de desteği ile yukarı yönlü hareketler izledik. S&P 500 endeksi haftayı %2,28 primle kapattı.
FED’in Haziran ayı toplantısı 14-15 Haziran’da gerçekleşecek. Brexit oylaması ise 23 Haziran’da. Dolayısıyla FED’in Brexit oylaması öncesinde faiz artırımına gitmesi piyasalardaki volatiliteyi daha da arttıracağı için, Haziran ayında artırım gelmemesi olası.
Haftaya ekside başlayan petrol, hafta genelinde yukarı yönlü seyir izleyerek haftayı %3,3 primle kapattı. Ancak 6 ay sonra ilk kez gördüğü $50 seviyesinin üzerinde tutunamadı.
Yatay kapanan Çin piyasalarında ve dolarda izlenen hafif yükselişten etkilenmeyen LME bakır, ABD piyasaları ve petroldeki yükselişten yön bularak haftayı %2,53 primle kapattı. Mayıs ayı genelinde dolarda izlenen yükseliş nedeni ile LME bakırın aylık kaybı %7,5’in üzerine çıktı (Kasım 2015’ten bu yana en yüksek).
Dün ABD ve İngiltere piyasaları kapalıydı. Bugün yeniden işlem görmeye başlayan LME bakır, $4651-4697 dar bandında kaldı. Yarın sabah Çin’de açıklanacak imalat PMI verileri bakırın seyri açısından oldukça önemli. Piyasalara yön verecek bir diğer önemli veri ise Cuma günü ABD’de açıklanacak olan tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verileri.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geride bıraktığımız hafta piyasaları etkileyen en önemli gelişme, Fed’in faiz artışına yönelik piyasadaki fiyatlamaların hızla şahin yöne kayması ve buna paralel doların hareketi idi. Böylece haftanın gündemini Fed toplantı tutanakları ve Fed yetkililerinden gelen açıklamalar belirledi. Tutanaklara göre, birçok Fed üyesinin, ekonomik büyümenin beklendiği şekilde ivme kazandığı ve Haziran’da bir faiz artırımının uygun olabileceği şeklinde görüş bildirdiği görüldü. Hafta başında Fed Fund Futures piyasalarında Haziran ayında faiz artırımı ihtimali %4’lere düşmüşken, hafta sonuna doğru %30 seviyelerine yükseldi. Haziran ayı artışının canlı kalması, dolarda yukarı yönlü hareketlere, riskli varlıklarda satışlara, emtialarda gerilemeye yol açtı.
Doların diğer para birimleri sepeti karşısındaki hareketini izleyen dolar endeksi haftayı %0,75 primle kapattı. Bölgesel arz kesintileri kaynaklı dahi olsa petrol fiyatlarında süren toparlanma ise, risk algısındaki bozulmayı kısmen sınırladı. Dolardaki yükselişe rağmen, ham petrol haftalık bazda %3,3 kazanç elde ederek en çok kazandıranlardan oldu.
Enerji hisselerindeki yükseliş ve Apple’da yaşanan alım dalgası ile haftaya güçlü başlayan Wall Street, faiz artırımı haberlerinin etkisi ile kazançlarının bir kısmını geri verse de haftayı genel olarak yatay-artıda kapattı.
Hafta genelinde dolardaki yükselişin baskısında kalan LME bakır ise, Perşembe günü $4540 ile Şubat ortasından bu yana en düşük seviyeyi test etti. Petroldeki güçlü seyrin kayıpları bir miktar sınırlamasına rağmen LME bakır haftayı %1 ekside kapattı.
Volatilitesi oldukça yüksek olan bir haftanın ardından piyasalar yeni haftaya sakin başladı. Dün piyasalarda yine Fed üyeleri açıklamaları izlendi. Philadelphia Fed Başkanı Patrick Harker, veriler zayıflamadığı sürece Haziran ayında bir faiz artışının uygun olduğunu söylerken St. Louis Fed Başkanı James Bullard da faizleri çok uzun süre düşük seviyelerde tutmanın mali istikrarsızlığa yol açacağını ifade etti.
ABD borsalarında dün Fed'in yakın zamanda faiz artıracağına dair endişeler etkisini gösterdi. Apple hisselerindeki % 1,27'lik yükselişe rağmen 3 büyük endeks günü küçük eksilerle kapattı. Petrol fiyatları işlem hacminin düşük kaldığı dün, doların da değer kazanmasıyla beraber gerilerken; stokların düşme ihtimali fiyatlardaki kayıpları sınırlı tuttu. Dün günü yatay-ekside kapatan LME bakır, bu sabah Asya piyasaları ve petrolde yaşanan gerilemenin yanı sıra güçlü dolara rağmen %0,7 primle $4600 seviyesi etrafında işlem görmeye devam ediyor.
Cuma günü ABD’de açıklanacak revize GSYİH verisi ve yine Cuma günü Fed Başkanı Yellen’ın Harvard’da yapacağı konuşma, faiz artışı konusunda Fed’in tutumuna yönelik daha fazla ipucu verecek. Ancak 23 Haziran’da yapılacak referandumla oylanacak Brexit olarak tanımlanan İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması girişimi oylaması da piyasalar açısından önemli bir risk. FED’in oylama öncesinde faiz artışına gitmesi piyasalardaki volatiliteyi daha da arttıracaktır. Bu nedenle faiz artırımının Temmuz ayına kalması da beklenebilir.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
ABD’de beklentilerin altında kalan istihdam verileri ve hafta sonu Çin’de açıklanan zayıf ticaret verileri nedeniyle piyasalar geride bıraktığımız haftaya global ekonomilerin zayıf büyüme endişeleriyle başladı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, risk iştahını desteklemeye yetmezken; Fed üyelerinden gelen açıklamalar doları destekledi.
Fed üyelerinden gelen, Fed’in bu yıl içerisinde 2 faiz artırımına gitmesini destekleyen ve Haziran’da faiz artırımının hala olasılık dahilinde olduğuna yönelik açıklamalar doları yükseltti. Cuma günü açıklanan ABD perakende satışlar verisi ile de dolardaki güçlenme hafta genelinde devam etti. Dolar endeksi, geçtiğimiz haftayı %0,7 primle kapattı.
Geride bıraktığımız haftanın ilk işlem gününe $4780 ile başlayan LME bakır, zayıf Çin verisinin yanı sıra Freeport-McMoran hisselerindeki %10’luk değer kaybının da baskısıyla %2,6 geriledi. Haftaya kötü başlangıç yapan bakır, petroldeki yükselişin desteği ile hafta içerisinde tekrar $4770 seviyesini test etse de, hisse senedi piyasalarındaki satışlar ve dolardaki yükseliş nedeni ile tutunamadı. LME bakır haftayı %3,46 kayıpla kapattı.
Global hisse senedi endeksleri hafta genelinde baskı altında kaldı. Güçlü seyreden petrol fiyatları hisse senedi endekslerini desteklese de, ABD şirket karlarındaki zayıf seyir borsaları baskı altında tuttu. ABD ve Avrupa hisse senetlerinde haftalık performans küçük eksilerde seyrederken, Çin’in Şanghay bileşik endeksi %3 düştü. Japon Nikkei endeksi ise yenin bir miktar değer kaybetmesiyle %1,9 yükseldi.
Piyasalar yeni haftaya yine hafta sonu Çin’de açıklanan ve yine beklentilerin altında büyüyen fabrika üretimi, yatırım ve perakende satışlar verileri ile başladı. Zayıf veriler Çin ekonomisine ilişkin endişeleri canlı tuttu. Ancak global piyasalardaki olumlu havanın etkisiyle 2. ringden sonra iki buçuk ayın en düşük seviyesinden yükselen LME bakır, ABD seansında gelen alımlarla günü %0,7 primle kapattı.
ABD borsaları, enerji hisseleri ve Apple’daki %4’lük artışın etkisiyle dün günü %1 civarı primli kapattı. İyi geçen ABD seansı sonrası bu sabah Asya piyasalarında da alım hakimdi. Bugün Asya piyasaları ile birlikte güne iyi başlayan LME bakır, petrolün günlük kazancını geri vermesi ile bir miktar geriledi. LME bakır için $4591 seviyesi destek olarak izlenebilir.
Piyasa oyuncuları bu yıl içerisinde hala en fazla bir faiz artırımı beklerken, Çarşamba günü açıklanacak Fed tutanakları, bu beklentinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayacak.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Geçtiğimiz hafta global hisse senetlerini etkileyen gelişmeler arasında; Cuma günü Amerika'da beklenti altında gelen (160.000 vs 200.000 beklenti) tarım dışı istihdam rakamı, arzda daralma beklentisi ile petroldeki yükseliş, Avrupa ve Amerika'da zayıf gelen şirket bilançoları ve Çin PMI rakamı vardı. Ayrıca Amerika'da adaylığını ilan ettiği zamandan bu yana açıklamaları ile oldukça tartışılan Trump'ın Cumhuryetçi parti adaylığının kesinleşmesi de, piyasalara etkisi şimdilik sınırlı olsa da önemli bir gelişmeydi.
Global hisse senedi endekslerine bakıldığında, son 1 aydaki en sert değer kaybı geçtiğimiz hafta yaşandı. Yatırımcıların global büyümeye yönelik endişelerle birlikte riskli yatırımlardan uzaklaşması, hazine bonolarının değer kazanmasına sebep oldu. S&P 500 endeksi, petrolle birlikte gerileyen enerji sektörü hisse senetlerinin etkisiyle son 3 haftanın en düşük seviyesinden işlem görürken; Nasdaq, teknoloji şirketlerinin son dönemde zayıf kalmaya devam etmesinin etkisi ile arka arkaya üçüncü haftada da eksi performans gösterdi.
Hafta boyunca yatırımcıların odaklandığı en önemli veri Cuma günü gelen tarım dışı istihdam rakamı idi. 2015 senesinde aylık ortalama 229.000 istihdam artışı sağlanmışken, 2016 yılının ilk dört ayında bu trendin yavaşladığını ve ortalamanın 192.000 artı istihdama gerilediğini belirtildi. Her ne kadar veri sonrasında FED'in Haziran ayında faiz artışına gitme olasılığı %20’den %4 seviyelerine düşmüş olsa da, ücret artışlarındaki toparlanma FED'in Haziran ayında aksiyon alma ihtimalini gündemde tuttu. Nitekim dolardaki toparlanamanın veri sonrasında bu hafta da devam etmesi de dikkat çekiciydi.
Mayıs ayının başlaması ile birlikte riskli varlıklardaki geri çekilme, sanayi metallerinde sert satışlara neden oldu. İşlem hacminin en yüksek olduğu bakırda hafta genelinde yaşanan %6’lık düşüş, fiyatın da son 1 ayın dip noktasına ulaşmasına neden oldu (4755) ve bahar rüzgarına güvenen yatırımcıları terste bıraktı.
Bu haftaya ise piyasalar Çin’in dış ticaret verileri ile başladı. Hafta sonu açıklanan verilerde ithalat arka arkaya 18.ayda da gerilerken (bakır ithalatı aylık bazda 570bin tondan 450bin tona geriledi); Nisan ihracat verisi analist beklenti seviyesi olan %4,3`un altında %4,1 olarak gerçekleşti.
Çin ekonomisindeki yavaşlama emtia talebini olumsuz etkilerken, emtia fiyatlarında geri çekilme devam etti. Yeni haftaya 4780 civarından işlem görerek başlayan bakır, ilk işlem gününde %2,6 değer kaybetti. Bugünkü seansta ise piyasalarda daha yatay bir görüntü hakim oldu. Bakır 4700 civarından işlem görürken; ABD ham petrol fiyatında hafif bir değer kaybı görüldü.
İndir
DEĞERLENDİRME-BEKLENTİLER
Volatilitesi yüksek bir hafta daha geride kaldı. Haftanın odak noktaları FED ve BOJ toplantıları oldu. Dolardaki gerileme ile emtialar, petrol öncülüğünde yükselirken; ABD devam eden bilanço sezonu nedeni ile Wall Street’de kayıplar yaşandı.
FED, Çarşamba günü sonlanan toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz arttırımına gitmeyerek faizi % 0,5 seviyesinde bıraktı. FED’in bu yılki açıklamalarında ilk kez küresel risklerin ABD ekonomisi üzerindeki etkisine yer vermemesi dikkat çekti. Ekonomik aktivite ve büyüme yavaşlarken istihdam piyasasındaki olumlu görüntünün devam ettiği belirtildi. Açıklama genel olarak pozitife yakındı.
Perşembe günü sonlanan toplantıda BOJ faizleri sabit tuttu. BOJ’un faizleri daha fazla düşürmekten imtina etmesi genişleyici para politikasında sınıra gelindiğini göstererek hisse senedi piyasalarında satışa neden oldu. Nikkei endeksi yen’deki değerlenme ile haftayı %5’in üzerinde kayıpla kapattı.
Doların değer kaybettiği bir ortamda küresel piyasalarda daha iyi bir seyir olması beklenirdi. Ancak dolardaki değer kaybı büyük ölçüde FED’in güvercinliğinden veya risk iştahının artmasından değil BOJ’un ilave parasal genişlemeye gitmemesinden kaynaklandı. FED açıklaması sonrası bir miktar değer kazanan dolar, FED’in Haziran ayında faiz artışına gideceğine dair güçlü sinyaller vereceği korkularının yatışması ve BOJ kararı ile yönünü aşağı çevirerek 15 ayın en düşüğüne geriledi.
Ham petrol fiyatları, zayıflayan dolar, ABD’de düşen üretim ve güçlü yatırımcı hareketleri ile beraber 2016 yılının zirvesine ulaştı. Haftayı %5 primle kapatan petrolün Nisan ayı kazancı ise %19,8 oldu.
Hafta başında enerji hisseleri öncülüğünde yükselen Wall Street, Apple hisselerindeki %3’lük değer kaybı ile geriledi. Büyüme verisi sonrası yaşanan sert satışların da etkisiyle S&P 500 endeksi haftayı %1,26 kayıpla kapattı.
Nisan ayında Çin’in konut ve inşaat sektöründeki toparlanma ile beraber metaller yükselişe geçerken LME bakır $5091 seviyesine kadar yükselmişti. Hafta genelinde volatil bir seyir izleyen bakır, haftayı yatay kapatırken; Nisan’daki aylık kazancı ise %3,7 oldu.
Yeni haftanın ilk işlem gününde Londra Metal Borsası Banka Tatili nedeniyle kapalıydı. Piyasalar yeni haftaya Pazar günü Çin’de açıklanan veri ile başladı. Çin imalat sektörü aktivitesi Nisan’da 50,1 ile beklentilerin (50,4) altında açıklanırken, bir önceki ayın da hafif altında kaldı. Veri, Çin’de ekonomik toparlanmanın ne kadar sürdürülebilir olduğuna dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi. ABD'de ise borsalar dün geçtiğimiz haftanın düşüşlerinden toparlanarak yükselişle kapandı.
Cuma gününü %2 primle kapatan ve dün yeniden açılan LME bakır, Çin ve İngiltere'den gelen imalat verilerinin hayal kırıklığı yaratması ve Avrupa Komisyonu'ndan gelen hem ekonomik büyüme hem de enflasyona yönelik aşağı yönlü revizyonların küresel ekonomik endişelerin artmasına neden olması ile geriledi. Dün günü %2,5 kayıpla kapatan LME bakır, bugün $4900 seviyesinin altında işlem görmeye devam ediyor. $4856 seviyesi destek olarak izlenebilir.
Makro veri açıklamaları açısından ISM ve PMI açıklamaları ile başlayan haftayı, ABD tarım dışı istihdam verileri ile bitireceğiz.
İndir